Bunlar dün olduğu gibi bugün deolabilir. Velî bazen mesafeyi ayarlayamaz ve
hakikati olduğu gibi tespit edemez. Bazen herhangi birhâdiseyi sembol hâlinde
görür ve tevilini bilemez; bilemez de kendine göre tevil yapar.
Yaparken dehatasız bir tevil yaptığını zanneder.
Halbuki İlâhî maksat başkadır, onların yaptıkları teviller başka...
Tıpkı, insanın gördüğü rüyaları gibi... Meselâ, siz rüyada altın görmek ve
zannedersiniz ki,Cenâb-ı Hak bugün size tatlı bir lütufta bulunacak veya maddî ve
manevî istifade edecek ve bir şeyemazhar olacaksınız... Halbuki, altın ve gümüşün
mânâsı hevây-ı nefis ve nefs-i emmâre bakımındankuvvet kazanma demektir...
Keza görseniz ki, Hz. Cebrâil hanenizin penceresinden içeriye giriyor,
sizzannedersiniz ki, ruh-u emin ve ruh-u metin hanemize girdiğine göre,
evimizde İlâhi esintilerden birşey olacak. Halbuki âlem-i misâlde böyle bir vak’a
ile sembolize edilen hakikatin mânâsı, o evdenyüce ruhlu birisinin vefat edip
gitmesi demektir. Kezâ.. birisi rüyasında, uygun olmayacak şekilde,herhangi bir
insanla buluştuğunu görür. Günaha girdiğini ve gireceğini zanneder.
Oysaki, bunun mânâve tevili, öteki insana yardımı dokunması şeklindedir.
Böyle bir vak’a aynen Harun Reşid’in hanımıHz. Zübeyde için bahis mevzuudur.
Bu mübarek kadın, rüyasında görür ki, Bağdat halkı gelip bununlatemas ediyorlar.
İffetine, namusuna fevkalâde düşkün olan Zübeyde Hatun titrer ve ürperir.
Sonra dabir tabirciye sorar. Tabirci ona: “Sultânım! Öyle bir hayır yapacaksın ki,
bütün insanlık âlemi ondanistifade edecek.” Neden sonra Zübeyde Hatun,
Harem-i Şerif’e su getirme lütfuna mazhar olur.Şimdi velî, misâl âleminden
hakikatler adına aldığı sembollerin gerçek mânâlarını bilmiyorsa,onları tevil
edecek ve belki bazılarında da yanılacaktır. Nüve ve çekirdek itibarıyla
velîninbahsettiğiyle, işin aslındaki hakikat arasında fark yoktur. Fark, icmâl ve
tafsilde (öz ve detaylıanlatım), bizim dilimizle sembollerin dilinin farklılığındadır.
Bu farklılığı ortadan kaldırıp, insanlarayanıltmayan mesajlar sunmak sadece
peygamberler ve onların has vârislerine müyesser olmuştur.
Peygamberler yanılmazlar, yanılırlarsa Allah (celle celâluhû) hemen düzeltir.
Zira, kitlelere imamolduklarından, onların yanılmaları kendilerine münhasır
kalmaz; arkalarındakileri de yanıltır. Onlarınher şeyi objektif ve bütün insanlığı
kucaklayıcı, içine alıcı mahiyettedir. Rüya Tabirleri
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder